Ankara
68 kuşağı öğrenci gençliğinin ve THKP-C’nin önderlerinden Ulaş Bardakçı, katledilişinin 46’ncı yılında Ankara Karşıyaka Mezarlığı’ndaki mezarı başında Devrimci Gençler tarafından anıldı.
19 Şubat 1972 tarihinde İstanbul Arnavutköy’de katledilen THKP-C ve DEV-GENÇ önderlerinden Ulaş Bardakçı’nın ölüm yıl dönümünde, Devrimci Gençler Ulaş’ın Ankara Karşıyaka’daki mezarı başında bir araya geldi.

Mezarlığın kapısında toplanan Devrimci Gençler, ”Umutların Kuşatılmasın! Ulaş’ın Yolunda Güneşe Yürüyelim!” yazılı pankart ile Ulaş Bardakçı’nın mezarına yürüdü. Yürüyüş sırasında sık sık, “Mahir, Hüseyin, Ulaş, kurtuluşa kadar savaş”, “Mahirlerden Özenç’e, selam olsun Dev-Genç’e” ve “Faşizme ölüm tek yol devrim” sloganları atıldı. Ulaş Bardakçı’nın mezarı başında saygı duruşunda bulunuldu.

Denizli

Pamukkale Üniversitesi’nde ”Ulaş Bardakçı Yaşıyor” yazan pankart asan Gençlik Muhalefeti üyeleri katledilişinin 46. yılında Ulaş Bardakçı’yı andı.

Ulaş Bardakçı Kimdir?

Adına türküler yakılan, silahlı direnişin simgesi. 1972 sonrası doğan pek çok gencin isim babası. Tam adı Rasih Ulaş Bardakçı. 1947‘de Hacıbektaş‘ta doğdu. Fikir kulüplerinin kurulmasında rol oynadı.ODTÜ‘de  Vietnam kasabı Kommer‘in arabasını yakanlar arasındaydı.

FKF ve Dev-Genç örgütlenmesinde yer aldı, TİP içinde başlayan MDD-SD tartışmalarında Mahir Çayan ile birlikte Milli Demokratik Devrim tezlerinin gençlik içerisinde etkinlik sağlamasında önemli rol oynadı. Devrimin ancak savaşçı bir parti ile ve halk kitlelerine dayanarak yapılabileceği konusundaki fikirleriyle MDD içindeki ayrışmayı örgütleyerek THKP-C‘nin kuruşuna katıldı, parti tezlerinin ortaya çıkmasına etkili oldu. THKP-C‘nin ilk genel komitesinde yer aldı, para, malzeme bulma işleri ve şehir gerilla örgütünün organizasyonu ile görevlendirildi.

Şehir gerillasının ilk eylemi olarak Küçükesat Ziraat Bankası soygununa katıldı. Daha sonra örgüt tarafından İstanbul‘da görevlendirildi. 22 Mayıs 1971‘de İsrail Başkonsolusu Efraim Elrom‘un kaçırılması olayında yer aldı. Elrom‘un kaçırılmasının ardından THKP-C bildirge yayınlayarak Deniz Gezmiş ve tüm devrimcilerin serbest bırakılması talebinde bulundu. Elrom‘un öldürülmesinin ardından başlayan Balyoz harekatında yakalandı. Kasım 1971‘de Kartal-Maltepe Askeri Cezaevi‘nden firar etti. Firarın ardından 19 Şubat 1972‘de İstanbul Arnavutköy‘de öldürüldü.

 O uğruna hayatını verdiği kavgayı şiirinde şöyle özetlemişti;
Anadolu
Çıplak
Yalınayak
Karnı aç
İstediği bir lokma ekmek
Bilmez tatlı yemez
Girer patronun cebine emek
Bir yanda
Kadahler yanyana
Şampanyalar
Patlar
Yalınayak çocuklar
Yok bir lokma ekmek
karnını doyurmak gerek
Suçları fakir olmak
Ağlamak istiyorum
Ağlamak