Çalışmaların start verdiği referandum sürecinde görülen Hayır havası memleketin dinamiklerinin diriliğini gösteriyor. Bu görülen dirilik hepimize umut ve enerji kaynağı olduğu kadar çıkarılması gereken dersler koyuyor önümüze. Bir çok yalan dolanla, yaftayla, karalamayla, gözaltıyla, sivil faşistleri aracılığıyla gerçekleştirdikleri saldırılarla engellemeye çalıştıkları “HAYIR”, halkın bağrında engellemeye çalıştıkları kadar büyüyor. Büyüyen ve gelişen hayır furyası evet tarafına geri adım attırıyor, “hayır diyen teröristtir” cümleleri öyle demediklere evriliyor.

Tüm bunlar halkın gücünden büyük gücün olmadığının kanıtlarından en güncel olanıdır. Bu noktada doğru siyasetin memlekette vücut bulabileceğini tekrar görebiliyoruz. Şenlik havasında geçen hayır çalışmaları, 16 Nisan’da baharı kucaklamayı bekliyor. Somut olarak görebildiğimiz doğru düzgün evet çalışması yokken memleketin tüm dinamikleriyle, tüm renkleriyle kucaklaşmış hayır kliği şarkılarıyla, türküleriyle, danslarıyla tüm enerjisi ve neşesiyle dalga dalga büyüyor. Gidilmemiş mahalle, çalınmadık kapı bırakmadan, girilmez denilen alanlara girerek ördüğümüz hayır, referandumdan sonrası için de çalışma alanları yaratırken, çalışma tarzlarımızı da güncelliyor. Hayırı örgütlemek kadar sandığa sahip çıkmak ve oy kullanmak da önemli bir noktada yer alıyor. Katılım sağlamayacağını belirten insanların büyük çoğunluğunu üniversiteliler oluşturuyor. Sınıf arkadaşımızı, sıra arkadaşımızı ikna edip sandığa götürmek sorumluluklarımız arasında yer alıyor. Verilecek her hayır oyu açacak bahar çiçeklerinin birer yaprağıdır.

Tüm bu durumlar evet cephesinde ise büyük endişe ve sorunlara yol açıyor. Bir çok karalama denediler. İstedikleri gibi olmadı. Çalışmaları engellemeye, yıldırmaya çalıştılar olmadı. Elindeki tüm engelleme olanaklarını tüketen ve mağdur edebiyatından da istediği dönütü alamayan evet cephesinin elinde kullanabileceği bir tek yaratabileceği çeşitli provokasyonlar kaldı. Oysa ki ne yaparlarsa yapsınlar halkın kendi imkanlarıyla ördüğü hayırı engelleyemeyecekler.

Artık bahar türkülerini söyleyebiliriz inceden. Çünkü çalışmalara başladığımız ilk günden itibaren belki de büyük kısmı kaybedilen umut inancımızı yeniden kazandık. Kazandığımız umut ve inancımızla yüksek sesle “Kaldır başını utangaç vatanım. Mutluluğuna bir kaç fırça vuracağız. Bütün renklerle onurlu güzel yarınlar kuracağız” diye haykırma vaktine yaklaşıyoruz. Biz ki bu memleketin onur ve umuduyuz. Bugün içimiz dışımız HAYIR. Yarınlarımız ise umut ve güzellik.

Saklında dursun umut
Yaranı bunlar saracaktır
Elimden tut eğme başını
Biliyorsun hiç bir güzellik sensiz filizlenmiyor beynimde