Tarihin esrarlı perdelerinin arkasında hırsızlığın,binbir türlü hile ve hukuksuzluğun,haysiyetsizliğin,yalanların, halk düşmanlığının önemli günleri arasında kendine yer edindi bazıları için 16 Nisan tarihi.

Aynı zamanda 16 Nisan bir başka birileri için ise dört bir yandan emperyalistler ve onun yerli işbirlikçileri tarafından kuşatma altına alınan memleketini ,” Kuşatmaya da teslimiyete de HAYIR! “diyerek koruduğu hem umut ile koştuğu,saklambaçlar oynadığı sokaklarda hem eğitim gördüğü okullarda,evlerde,umuda dair her alanda Hayır’ı çoğalttığı,büyüttüğü,bir simiti milyonlara eşit ve adil bölüştürürcesine fidanlarıyla,köklü ağaçlarıyla paylaştığı bir gün anlamını kazandı.

Direnişin,sevginin,dayanışmanın, kurtuluşa kadar savaş şiarı ile manifestosu oldu milyonlarca yürek için.
Bu asla son değil, bu bir başlangıç belki de, mücadele devam ediyor, edecek. Başka bir hayat mümkün. Şairin de dediği gibi “Bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek. Yeryüzü,aşkın yüzü oluncaya dek.”

Sokaklarında güle oynaya koştuğumuz memleketimiz bombalar altında kalırken, kokusunu ciğerimizde sonuna dek hissettiğimiz ormanlarımız ve derelerimiz rant uğruna talan edilirken, geleceğimiz parsel parsel birilerine peşkeş çekilirken, okullarımız gerici, k(d)indar bir nefretle sarılmaya çalışılırken, ‘2.evimiz’ liselerimiz kirli siyasetler için bir podyum haline çevrilirken, bilimden, pozitif düşünceden, aşkdan, sevgiden, umuttan yana her şey talan edilirken liseliler sessiz kalmaz, boyun eğmez! Yine, yeniden haykıralım, HAYIR, BU BÖYLE GİTMEZ!

Bizlerin HAYIR’ı, Gezi’de nasıl kazandıysa bugün sokaklarımızda da sandıklarımız da kazandı. AA ajansının sonuçlarını da, o sonuçları türlü hukuksuzluklarla meşrulaştıran YSK’yı da tanımıyoruz!

Bu koşullar altında, gerek OHAL’in meşruluk kazandırdığı baskı ve zorbalıklarla gerekse hile ve hırsızlıklarla kazanıldığı iddia edilen bir evet ‘zaferi’ne hukuksal boyutta ne de halkın vicdanında meşru değildir. Bu bir Pirus zaferi dahi değildir. Devletin tüm imkanları seferber edilerek hatta Adana’da Cumhurbaşkanının mitingine zorla götürülen liseli arkadaşlarımızı katlederek oluşan bir sonucu tanımıyor, tüm arkadaşlarımızı gerek liselerimizde gerek beraber top oynadığımız sokaklarımızda mücadeleye çağırıyor, beraber bir başka yaşamı örebileceğimizi haykırıyoruz.

Sen yoksan bir kişi eksiğiz,mücadeleye devam edelim, bu yazdığımız manifestoya yeni notlar düşelim. Geleceğimize, eşit, özgür, bilimsel bir eğitim hakkımıza,umudumuza sahip çıkalım. Bir kez HAYIR dedik ve başladı her şey, 16 Nisan’da kazandık, kazanmaya başarmaya devam edelim. Haydi, tekrar HAYIR! diyelim.