24 Haziran’la beraber memleket tarihinin en adaletsiz seçimlerinden birini daha geride bıraktık. Bu süreçte devletin tüm olanakları AKP-MHP ittifakları lehine kullanıldı. TRT ve diğer medya organları saray rejiminin borazanlığını yaptı. Seçim gecesi de Anadolu Ajansı aslında yıllardır alışık olduğumuz manipülasyonlarına devam etti. Sonuç olarak AKP-MHP ittifakı seçimleri “kazandı”. Ancak tek başına iktidarını kaybeden AKP’nin ülkenin yüzde ellisinin “hayır” dediği sistem ile yönetemeyeceği ortadadır.

OHAL’le beraber kurulan baskı ortamının tehditlere ve saldırılara rağmen sokakları, parkları, meydanları dolduranların başını kuşkusuz gençlik çekti. Geziden, “hayır”dan aldığı özgüven ve cesaretle saray rejimine aslında “hayır, biz buradayız ve size itaat etmiyoruz” mesajı verdi. Kampanya sürecinde bütün adaylar gençlerle ilgili vaatlerde bulundu. Bu vaatler gençliğin ihtiyaçlarını karşılayamayacak, sadece göstermelik vaatlerdi. Gençliğin ihtiyaçlarına cevap üretemeyenler kıraathane gibi boş vaatlerle göz boyamaya kalktı. Hayır sürecinde varlığını her alanda hissettiren ve boyun eğmeyen gençler “tamam” sürecinde de kuşkusuz yine tercihini temel sorunlarına cevap arayan bir noktadan yaptı.

Bugün KHKlarla akademi tasfiye edilirken 70.000 öğrenci eğitim hakkından mahrum edilip cezaevlerine konulurken, liselerde bilimsel değil hurafelerle dolu bir müfredatla dindar ve kindar nesil yetiştirilmeye çalışılırken, binlerce öğrenci binbir emekle kazandıkları üniversitelerinden keyfi bir uygulama olan “üniversitelerin bölünmesi” ile birlikte okullarından ve üniversitelerin tarihsel birikiminden yoksun bırakılırken, öğrenciler LGS gibi adaletsiz bir sınav ve yerleştirme sistemiyle imam hatiplere gitmeye zorlanırken bizler bu mevcut düzeni REDDEDİYORUZ!

Demokratik-özerk üniversite için,
Bilimsel-laik eğitim için,
Laiklik, özgürlük ve geleceğimiz için
Mücadele edeceğimizi haykırıyoruz!

İşte şimdi “YENİDEN” demenin zamanıdır.

Tüm bu baskı, tehdit ve korku yoluyla hayatımızın her alanını kuşatmaya çalışan 16 yıllık saray rejimine karşı Gezi’de, Hayır’da, adalet yürüyüşünde, TAMAM’da büyüttüğümüz umudumuzu ve öfkemizi sokaklarda, mahallelerde, okullarda, kısacası bulunduğumuz her yerde ilmek ilmek örmenin zamanıdır.

SÖZ BİZİM!
SÖZ GENÇLİĞİN!